24 Mart 2014 Pazartesi

Seversen Anlarsın

Önce bulutlara ve güneşe bakacaksın, sonra yalnızlığa düşen gölgelere ve tertemiz atmosfere…       
Gözlerin ve düşüncelerinle mutluluğu hayal ederek şekilleneceksin. Bitip tükenmeyecek aşklar arayacaksın çaresizce. Her kaybedişin ardından, yeniden saklansan da yalnızlıkların arkasına, bir türlü düşüncelerinden vazgeçemeyeceksin. Gözlerin hep birinin yolunu bekleyecek ama hiçbir zaman o biri gelmeyecek. Sonra durup durup kendini suçlayacak, bütün hataları kendinde bulacaksın. Gözyaşlarının bir değeri olmayacak belki de, belki de kimse derdini anlamayacak, hiç kimse yaralarını saramayacak…                


Ne yapacağım, ne yapmalıyım diye günlerce düşüneceksin ama ne yapman gerektiğini bir türlü bulamayacaksın. Her zaman birilerine akıl danışacak ama kimsenin aklı, senin düşüncelerini değiştirmeni sağlamayacak. Yalnız kalmak isteyeceksin, tek başına bir yerlere kapanıp bir an önce yatıp uyuyarak her şeyi unutmak isteyeceksin ama gözüne bir gram uyku girmeyecek. Sırt üstü durup, yattığın yerden gözünü boş tavana dikip, yaşadığın veya yaşayacağın güzel günleri kurgulayacaksın zihninde.



Bazen aptalca sırıtacak, bazen de gözyaşlarını tutamayacaksın. Belki de bir aşk şarkısı çalacaksın daha güzel hayaller kurmak için. Sonra yattığın yerden doğrulup sana verdiği hediyelere bakacak, sana yazdığı yazıları okuyacaksın, beraber geçirdiğiniz güzel günlerin resimlerine bakacaksın. Gözlerin hafif hafif buğulanmaya başlayacak, gözbebeklerin büyüyecek, göz çukurlarında damlalar birikip akmaya başlayacak. O damlalar birer birer dökülürken gözlerinden, sen aklından her zaman bir tek kendinin üzüldüğünü, acı çektiğini düşünecek ve onun da acı çektiğine inanmak istemeyeceksin. Belki bütün olanlara isyan edecek, kendi kendine kızacaksın. Belki de hata yaptığını düşünüp ‘’ özür dilerim’’ diye bir mesaj bırakacaksın ama mesajlarının hiçbir zaman cevabı gelmeyecek. Yaptığın hiçbir şey fayda vermeyecek. Bu yüzden ağzından hiç çıkmamış sözler söyleyeceksin, sinirinden ağlayacaksın. Bir süre sonra onu unutmak için zihnini başka şeylerle meşgul etmeye çalışacaksın ama aslında zihninin ondan başka bir şeyle meşgul olamayacağını anlayacaksın. Onunla son kez konuşmak için kendi kendince karar verip yola çıkacaksın, her gün geçtiği yolda durup gelmesini bekleyeceksin.






Gözlerin artık uzakları net görmeye başlayacak, belki birkaç kilometre uzağı bile göreceksin. Onun geldiğini 
gördüğün zaman kalbin hızla çarpmaya başlayacak, attığı her adım kalbinde bir sarsıntıya yol açacak. Sonra yavaşça arkasından yaklaşıp ‘’ merhaba’’ diyeceksin ama o belki sana olan kızgınlığından ya da hiç bilmediğin bir sebepten dönüp bakmayacak yüzüne. Sadece mırıldanarak ‘’ niye geldin?’’ diye soracak. Sen ise kendini anlatmaya çalışacak, ‘’hata yaptıysam affet ne olur.’’ diye dil dökeceksin. Fakat o tek bir kelime dahi etmeden yürüyecek ve yanından uzaklaşacak. Arkasına bile dönüp bakmadan hızlı hızlı adımlarla ilerleyecek sen ise arkasından uzun uzun bakacaksın gözden kaybolana dek. Sonra sende yavaş yavaş ve düşünceli adımlarla oradan ayrılacaksın. Belki gözlerin dolacak belki de hiç üzülemeyeceksin. Belki yıllar sonra kader tekrar sizi buluşturacak belki de yıllar sonra başka birinin elini tutarken göreceksin. Ama her ne olursa olsun belki mutlu olduğu için sevinecek belki de seninle olmadığı için acı çekeceksin. Ve yıllar sonra bunları hiç yaşamayan bir dostun ‘’ neden bu kadar acı çekiyorsun’’ diye sorduğunda kendini biraz toparlayıp, kısacık bir iç çekişten sonra dilinden bir tek cümle dökülecek. ‘’ Gerçekten seversen anlarsın.’’ Diyebileceksin ‘’SEVERSEN ANLARSIN’’ …..

AHMET CULUM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder