29 Eylül 2014 Pazartesi

Yeni Bir Şeyler Söylemek Lazım

Ne zamandır bir şeyler yazamıyorum. Aslında yazacak bir şey bulamamaktan ötürü değil yazmamamın sebebi sadece biraz düşüncelerimin şekillenmesi için kendime yatırım yapıyorum şu aralar.
Kitap okumaya çok gayret ediyorum. Yeni şeyler öğrenmek ve kendimi geliştirmek adına çaba sarf ediyorum. Galiba daha çok çalışmam lazım. Çünkü yeni şeyler kolay öğrenilmiyor. Yazılarıma uzun zamandır ara vermemim sebebi malumdur. Etkileyeci ve ilgi çekici şeyler olmasını istememden çok insanları anlatan ve insanlara yeni şeyler öğretmek amacı taşıyan yazılar olsun istiyorum. Bu sebepledir ki kendimi harmanlamaya çalışıyorum. Kısa bir zaman da inşallah güzel şeylerle tekrar burda olacağım şu an hazırlık aşamasındayım yakın bir zaman da çok uzak değil bir kaç güne güzel yazılar ve anlatımlarla burda olmayı planlıyorum. Zaten ben bir şeyler anlatmadan duramıyorum. Hayat paylaşınca güzel.

Neyse sözü fazla uzatmadan yeni söylediğim bir şarkıyı sizlerle paylaşayım.
Umarım beğenirsiniz. Görüşmek Üzere....




Bunca yıl herkesten kaçtın
En sonunda buldum sandın
Ansızın içini açtın
Yapma dedim yaptın gönül

 Gözleri senden uzaktı
Farkedilmez bir tuzaktı
Sana böylesi yasaktı
Yapma dedim yaptın gönül

 O bir yolcu sen bir hancı
Gördüğün en son yalancı
İçindeki derin sancı
Gitmez dedim kaldı gönül

Sen istedin ben dinledim
Senden ayrı olmaz dedim
En sonunda ben de sevdim
Şimdi beni kurtar gönül

Gözlerin bakar da görmez
 Ellerin tutar da bilmez
Gece gündüz farkedilmez
Demedim mi sana gönül ?

Sabahın tam üçündesin
Dertlerin en gücündesin
Hala onun peşindesin
Gitme dedim gittin gönül

Sen istedin ben dinledim
Senden ayrı olmaz dedim
En sonunda bende sevdim
Şimdi beni kurtar gönül

18 Eylül 2014 Perşembe

Gidiyorsun Bütün Yalnızlıkları Dost Edinip Kendine

Ve bir gün bütün hüzünlerinle baş başa kalıyorsun.

Şimdiye kadar yanında olan herkesi bir kenara bırakıp, ruhunun dinmeyen yangınlarına koşuyorsun. Bir parça sen ve bir parça yalnızlık hissi yüreğinde. Aslında farkındasın benliğinin, farkında olmadığın halde. Kim bilir belki de farkında değilsin kalbindeki gücün, başı boş bir şekilde dolanıyorsundur. Sen kendini  benden iyi tanıyorsun bu yüzden bana yalan söylerken kendin bile inanmıyorsun. Çünkü sen yalanlara değil sadece, kendine de inanmıyorsun.
İnanmadıkların yüzünden gidiyorsun.
Bu gidişlerinin bir anlamı yok biliyorum. Hatta anlamsız kurgular yüzünden gidiyorsun, aklına gelen her hayalin gerçek olduğunu düşünüyorsun. Ama ne yazık ki asla bu yanlış düşüncelerinin gerçek olmayacağını kavrayamıyorsun. Bir sevdanın bütün yaşanmışlıklarını bir kenara bırakıp bir haber bile vermeden gidiyorsun işte. Bütün yalnızlıkları dost edinip kendine...



















Can Yücel - Gitmek

Bu günlerde herkes gitmek istiyor
Küçük bir sahil kasabasina
Bir baska ülkeye, daglara, uzaklara...

Hayatindan memnun olan yok.
Kiminle konussam ayni sey...
Herseyi, herkesi birakip gitme istegi.

Öyle "yanina almak istedigi üç sey" falan yok.
Bir kendisi
Bu yeter zaten.
Herseyi, herkesi götürdün demektir..
Keske kendini birakip gidebilse insan.
Ama olmuyor.

Hani kendimizden raziyiz diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herseyi yüzüstü birakmak göze alinmiyor.

Böyle gidiyoruz iste.
Bir yanimiz "kalk gidelim",
öbür yanimiz "otur" diyor.

"Otur" diyen kazaniyor.
O yan kalabalik zira...
is, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma dugusu...
En kötüsü aliskanlik
Aliskanligin verdigi rahatlik,
Monotonlugun dogurdugu bikkinligi yeniyor.
Kaliyoruz...
Kus olup uçmak isterken, agaç olup kök saliyoruz.

Evlenmeler...
Bir çocuk daha dogurmalar...
Borçlara girmeler...
isi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alikoyabiliyor.

………..


Ben her bahar asik olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittigim olmadi hiç.

Ama olsun... istemek de güzel.


1 Eylül 2014 Pazartesi

Gizli Yalnızlığımız

Bazı insanlar gözyaşı kadar sessizdir. Yalnızlığı kendilerine bir dost ya da arkadaş seçmişlerdir. Bir başına kalmanın insanı asosyal yapar dedikleri cümlenin yanlışlığını ispatlamış ve yalnız kalmanın insanı olgunlaştırdığına inanmışımdır. Düşüncelerimin bir tek bana ait olduğu ve asla bir yapmacık tavrımın bulunmadığı bir yaşam istemenin mutluluğu içerisinde, her zaman kendi başıma olarak bu yalnızlığı sürdürmenin kararlılığı içerisindeyim. Nedendir bilmem ama bu yalnızlıkların neden insana acı vermediğini bir müddet sonra kavrıyor insan. Çevremizdeki onca kötüyle dost olacağımıza bir başımıza yalnızca iyi bir insan olmayı istemek ve iyi bir insan olmak daha mutlu ediyor. Bütün anlamsız tavırlardan sıyrılıp kendini birine kanıtlama gibi bir girişime girmeden yalnızca kendi kendinize yeterek kendinize yalnızca kendinize kendinizi ispatlamayı tercih ederek varlığımızı ve ne kadar doğru olduğumuzu sorgulamamız bize yetmez mi ?

Bütün olumsuz düşüncelerden sıyrılıp kendi iç hesaplaşmamızla bir gerçekliği aramak ve bu gerçeğin peşinden sadece kendimiz istediğimiz için koşmak, insana ayrı bir  mutluluk veriyor. Herkesten ve her şeyden ayrı bir halde, düşüncelerin ve hayallerin doruk noktasına ulaştığı bir zamanda zihnimizde kurguladığımız bütün o senaryoların sizi ne kadar mutlu ettiğinizin hiç farkına vardınız mı?


Belki bütün bu söylediklerime karşı çıkanlar olabilir, belki ''olur mu öyle şey ben arkadaşlarım olmadan yapamam. Yalnızlık Allah'a mahsustur...'' gibi gibi laflar edenler olabilir. Ama herkesin kendine göre  bir yalnızlığı olduğunu unutmayın. Benim yalnızlığımın benim için çok önemi var. Biliyorum ki herkesin kendine göre bir yalnızlığı vardır. Bahsettiğim yalnızlığın kimsesiz kalmakla bir alakası yok. Her insanın ailesinden, kardeşlerinden, sevdiğinden ve en yakın dostlarından sakladığı bir şey vardır muhakkak ve sakladığımız bu şeyin onlar olmadığında bizi hayata döndürecek, bizi yeniden hayata bağlayacak yalnızca bize ait olan bir sırrın yalnızlığı olduğunu unutmayın...
AHMET CULUM