25 Mart 2015 Çarşamba

Kalbi Büyük Kendi Küçük ADAM

Elinde uzunca bir tornavida önündeki işe sımsıkı sarılmış, başka hiçbir şeye ilgi duymayan bir dikkatle bir an önce işini bitirme telaşıyla tornavidayı bir sağa bir sola çevirerek önündeki arızalı aleti tamir etmeye çalışıyordu. Havanın rüzgarlı kuru soğuna aldırmadan, ellerindeki yırtık eldivenlerden dışarı fırlamış parmaklarının soğukluğa ve titreyişine önem vermeden bir an önce işini bitirme telaşındaydı. Kazanacağı paranın ve bir kez daha eve mutlu döneceğinin heyecanı içerisinde acele ediyordu. Kim bilir aklından neler geçiriyor ve ne tür hayaller kuruyordu. Bu küçük yaşında bunca sıkıntının omuzuna yüklenmiş olmasına rağmen hala nasıl gülmeyi başarıyordu. Başka çocukların bir telefon veya basit bir hediye için annesine ve babasına naz yapmasına inat, annesinin ve babasının yükünü ve nazını da üstüne alan bu çocuğun kalbini çok merak ediyorum....

Fotoğraf  (Temsili)

10 Mart 2015 Salı

Anlamak mı?

Bazı insanlar vardır, sizi anlamak istemezler. Hep bir yolunu bulup, kendilerini haklı olarak görür ve asla bir şeyleri yanlış yaptıklarına veya yapacaklarına inanmak istemezler. Biz ne kadar doğrumuz var diye her gün kendimizi sorgularken onlar nasıl oluyor da her zaman yaptıklarının kesin doğrular olduklarına inanıyorlar. Bilmiyorum, onları bu düşünceye yönlendiren sebep veya sebepler neler...
Anlamak gerçekten de zor, her insana bir anlam yüklemek doğru mu? Orasını da tam olarak kavraya bilmiş değilim henüz. Bir insan yaptıklarından sonra kendini hiç sorguya çekmez mi? Neyi doğru yaptım neyi yanlış yaptım diye kendine hiç sormaz mı? Bu insanlar kendilerinden mi kaçıyorlar yoksa, aslında biliyorlar mı doğruyu yoksa bilmemezlikten gelmeyi mi yeğliyorlar anlamak zor. Gerçi hep birilerimiz bir şeylerden kaçmıyor muyuz? Hep bir şeylerden uzak kalmak uzaklaşmak istemiyor muyuz?
Yine de en son  kendimizden kendi benliğimizden uzaklaşıyoruz. Gidiyoruz bilinmeyen o dipsiz uçurumlara doğru...


1 Mart 2015 Pazar

Ya Rab Bela-yı Aşk ile Kıl Aşina Beni

Ve yeni seslendirdiğim bir şiirle tekrar burdayım. Umarım beğenirsiniz. Yorumlarınızı bekliyorum. Şimdilik benden bu kadar, görüşürüz...




Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni 

Bir dem bela-yı aşktan kılma cüdâ beni 

(Ya Rab aşk belasıyla içli dışlı kıl beni, 

bir an bile ayırma aşk belasından beni) 

Az eyleme inayetini ehl-i dertten 

Yani ki çoh belâlara kıl müptelâ beni 

(Az eyleme yardımını dertlilerden, 

Yani çok aşk belaları ver bana) 

Gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigârımın 

Geldikçe derdine beter et müptelâ beni 

(Gittikçe artır sevgilimin güzelliğini, 

Bana gelince onun derdine daha çok müptela et beni) 

Öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim 

Vaslına mümkün ola yetürmek sabâ beni 

(Onun ayrılığında öyle zayıflat beni ki 

Saba yeli beni ona ulaştırabilsin) 

Nahvet kılıp nasîb Fuzuli gibi bana 

Yâ Rab mukayyed eyleme mutlak bana beni 

(Ya Rabbi bana Fuzuli gibi gurur verme 

beni bana asla bırakma)

Şair Fuzuli