17 Eylül 2015 Perşembe

Ahmet Culum - Üç Şey (Nurettin Topçu)


Alem, üç şeyin mecmu'undan ibarettir: 
Varlık, düşünce ve hareket. 
Bunların hepsini kendinde toplayan insan, üç şeyin peşinde olmak için yaratılmıştır: 
Zeka, duygu, irade. 
Zeka üç yerde kullanılır: 
Kazanmada, hilede, ilimde. 
Duygunun üç dünyası vardır: 
Sanatın, rüyanın ve sevdanın. 
İrade üç aleme sığınma kuvvetidir: 
Hemcinsine, kendi samimiyetine ve Allah’a. 
Bu üç yetinin birlikte ve ahenkli olarak barındığı kalp, üç şeyin mahfazasıdır: 
Aşkın, ümidin ve imanın. 
Üç şeyi sevmeyen ruh, ölü odaları gibi karanlıktır: 
Çocuğu, tabiatı, zalimle kaviden başkasına itaatı. 
Üç kişiye acıyınız: 
Zenginlikten sonra fakir düşene, şerefli iken zelil olana, cahiller arasında kalan alime. 
Üç nesneden her yerde kaçmalıyız: 
Yersiz şiddetten, açlık bırakmayan tatminden, kendimize çevrilmeyen tehditten. 
Üç kişiden korkunuz: 
Merhametsizde, müraiden(iki yüzlülük,riyakarlık), mürtekipten. 
Üç musibetten uzaklaşınız: 
Zulümden, zelzeleden, bilirim iddiasında olan cahilden. 
Üç kişiye el uzatınız: 
Hastaya, garibe, muhitinde anlaşılmayan bedbahta.(Bu yüzden kalabalığın arasında yalnız yaşayana) 
Üç türlü davranış kaba ve sahtedir: 
Kendini belli eden sanat, nümayişçi ahlak, kendine güvene dindarlık. 
Üç şey saadetin sırrıdır: 
Tevazu, kanaat ve ölümün eşiğinde sık sık dinlenme zevki. 
Dünya üç şeyle Cennet olur: 
Elden, dilden ve gönülden vermekle, Allah kullarını ta’n(hoş görmemek) etmeyip affetmekle, zalime zulmetmeyip hidayet yolunu göstermekle. 
Üç kişi karanlıkta kalmıştır: 
Aşkından çok talakatını kullanan, imanını iddia yapan, aklın meyvesinden lezzet almayan. 
Üç hakimin hükmünde hata aranmaz: 
Kalbin, kaderin, ölümün. 
Üç yerde insan kendini tanır: 
Tövbede, zalimin kahrı altında, son nefeste. 
Hayatın manası üç yerde hakkıyla anlaşılır: 
Aşk ile birleşen ümide, vecd ile yapılan ibadette, yeri yurdu unutturan seyahatte. 
Göz yaşının üç yerde lezzetine doyulmaz: 
Vuslatta, mağfirette, merhamette. 
Üç yerde insan Allah sohbetdedir: 
Kalabalıktan incinmeyen yalnızlıkta, bir ümitsizin yüzünü ümitle güldürdüğü yerde, zalimin zulmü kendinden şükür taşırdığı anda. 
İnsanlar içinde kendini bilenler şu üç kişidir: 
Rüzgarı bile incitmeyenler, kendi adlarını söylemekten utananlar, Allah emaneti olan insanlara katı gözlerle bakmayanlar. 
Üç türlü insan Allah’tan uzaktır: 
Rahatlarını hesaplayarak hizmetten kaçanlar (hizmet ehli olmayanlar), duygulu olduklarını ileri sürüp de sefalet sahnelerinden uzak duranlar, sefil ruhlarda feyz arayanlar. 
Üç türlü insan Allah’ı göreceğinden müjdelenmiştir: 
Saf kalpler, gecenin karanlığında güneşi bulanlar, ölümü hayatta iken bütün hareketleriyle birleştirmiş olanlar. 
Üç şeyin hududunda durmasını bilmelidir: 
İsteklerin, aklın, hayatın. 
Üç şeyden ayrılınca diğer üç şeye geçmede acele etmelidir: 
İnsanlardan ayrılınca ibadete, hareketten çıkınca huzura, dünyaya vedalaşınca uhraya(sona).