21 Aralık 2015 Pazartesi

Samiha Ayverdi ve Aldığım Yeni Kitaplar

Yeniden merhaba değerli okuyucu;
Şu an elimde Samiha Ayverdi'nin ''Dünden bugüne ne kalmıştır'' adlı kitabı var. Aslında Samiha Ayverdi'yi çok önceden tanımama rağmen kitaplarını daha yeni yeni okumaya başladım. İki hafta önce ''Bir dünyadan bir dünya'' adlı kitabını okudum.Şu an elimde olan ve bitirmek üzere olduğum kitap ve önce okuduğum kitaba geçmeden önce Samiha Ayverdi hakkında bilmeyenleriniz için kısa bir bilgi vereyim daha sonra kitap hakkındaki yorumlarıma geçelim.
Sâmiha Ayverdi Hanımefendi, 25 Kasım 1905 yılında İstanbul’da doğdu. Annesi, Fatma Meliha Hanım, babası Yarbay İsmail Hakkı Bey’dir Sâmiha Ayverdi, ilk tahsilini aile çevresi içerisinde yaptı. Anne annesi Hâlet Hanım, onun şifahi kültür ve tarih şuuru kazanmasında çok etkili olmuş bir isimdir. Dedesi de ciddiyet, dürüstlük, az konuşma gibi değerler noktasında ona örnek olmuştur. Aynı şekilde anne ve babası da onun fikrî, imânî ve ahlâkî şahsiyetinin teşekkülünde müsbet rol oynamış kimselerdir. Evleri de devrin seçkin bilim ve sanat adamlarının gelip gittiği bir yerdir.

Bu ortamın da onun yetişmesinde tesiri olduğu muhakkaktır.Sâmiha Ayverdi, resmî anlamdaki ilk tahsilini ise, henüz beş yaşında iken gittiği Mahalle mektebinde yaptı. Daha sonra 1921 yılında Süleymaniye Kız Numune mektebini bitirdi. Sonraki eğitimleri ise, ilk çocukluk devrinde olduğu gibi, resmî müesseseler dışında gerçekleşmiş; tarih, tasavvuf, felsefe ve edebiyat alanlarında hususi öğrenim görmüş, Fransızca dersleri almış, güzel sanatlarla ilgilenmiş ve keman çalmayı öğrenmiştir.Sâmiha Ayverdi, ilk eserlerini 1938 yılından itibaren vermeye başladı. Bu tarihte ilk romanı “Aşk Budur” yayımlandı. Bu eserini diğerleri takip etti. Türk edebiyatına farklı bir hava getiren bu eserler, büyük bir ilgiyle karşılandı. Sâmiha Ayverdi, daha sonra mecmualarda da yazmaya başladı. İlk yazıları Necip Fazıl Kısakürek’in çıkardığı Büyük Doğu mecmuasında yayımlandı. Büyük Doğu’dan sonra ise Resimli İstanbul Haftası, Fatih ve İstanbul, Türk Yurdu, Havadis, Ölçü, Hür Adam, Anıt, Türk Kadını, Tercüman, Kubbealtı Akademi Mecmuası ve Türk Edebiyatı gibi yayın organlarında yazdı. Roman, mensur şiir türlerindeki eserlerinden sonra cemiyet meselelerine yöneldiği için hatırat, makale, deneme, tarih, biyografi, mektup türlerinde de eserler verdi. Böylece insan ve cemiyetin her meselesini kucaklayan zengin bir külliyat ortaya çıktı. Samiha Ayverdi hakkında daha fazla bilgi almak için www.samihaayverdi.org/hayati-fikirleri-eserleri.html bu adrese tıklayabilirsiniz.

Samiha Ayverdi'nin kitaplarının içeriğinden bahsedecek olursak yukarıda da belirtilmiş olduğu gibi genelde deneme, hatırat, tarih, biyografi ve mektuplardan oluşmaktadır. Ancak bir deneme ve hatırattan çok daha ileri giden bir anlatım tarzı ve kültür birikiminin harmanı olan kitapları Samiha Ayverdi'nin yaşadığı döneme tarih açısından da bir ışık tutmaktadır. Samiha Ayverdi'nin dilinin pürüzsüzlüğü ve akıcılığı beni oldukça etkiledi. Kitaplarını okurken sanki tarihin aralıklarında dolaşıyorsunuz ve anlatılan her olayda sizde tanık olmuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Şunu da söylemem gerekir ki daha önce böyle muazzam bir dile ve anlatım tarzına rastlamamıştım. Samiha Ayverdi'nin Kitapları gün geçtikçe beni daha çok cezbediyor. Fırsatım olursa kitaplığımı Samiha Ayverdi'nin kitaplarıyla süslemek istiyorum ve şu kadarını söyleyeyim ki kesinlikle okurken altı çizilerek okunacak kitaplar. Her cümlede yeni birer kelimenin güzelliği düşüncelerinizi süsleyecektir.

Okuduğum bu kitaptan bir alıntıyla bu konuya son vereyim ve yeni aldığım kitaplara geçelim...

''Zira hakiki bir devletçi zihniyeti ile memleket menfaatine önem verip kendi menfaatlerini arka plana almak ancak büyük insanlara has kemal alâmeti idi. Zaten son asırlar, bize, kütlenin menfaati adına el ele tutuşmuş kimseler vermekte ne kadar cimrileşmişti. Zaman zaman tek tük kurtarıcı seslerini yükseltip başlarını kaldıracak kimseler çıksa da sarsılan ahlâk, piçleşen irfan ve tarihi örf ve adetlerimizi, el birliği ile bir işaret ateşi gibi karanlıkları yırtmak isteyen bu rehberi eziyor, tepeliyor, sömürüyordu.''



Yeni aldığım kitaplar aşağıdaki resimlerden de anlaşılıyor zaten kitaplar ve yazarları hakkında konuşacak olursak öncelikle Dursun Gürlek'ten bahsetmek istiyorum. Dursun Gürlek'in kitapları genelde kültür sohbetleri üzerine ve daha çok biyografi türünden eserler özellikle bu açıdan ''Ayaklı Kütüphaneler'' kitabını okumanızı tavsiye ederim. Bu kitabı daha önce okumama rağmen kitaplığımda olsun istedim. İçindeki kitap ve kütüphane aşıkları beni etkilediği için almak istedim.



Kitabın içinde kimler mi var. Ali Emiri Efendi, İsmail Saib Sencer, İbnülemin Mahmud Kemal, Mükrimin Halil Yınanç ve daha birçok kitap aşığı isim her birinin hikayesi okunmaya değer bence.
Talha Uğurluel'e geçecek olursak zaten onu çoğumuz Televizyon programlarından tanıyoruz. İhsan Fazlıoğlu ise bir felsefe hocası İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde görev yapıyor. Onunla da tanışmam verdiği derslerinin ve konferansların videosunu izlememle oldu. Düşünceleri ve fikirleri dikkatimi çekti ve kitaplarını okumaya karar verdim. İhsan Fazlıoğlu'nun videolarını izlemenizi tavsiye ederim. Bugünlük benden bu kadar değerli okuyucu bir sonraki yazıda görüşmek üzere kendinize iyi bakın. 
Ne demiş Küçük Prens: ''Ama gözler gerçeği göremez ki yüreği ile aramalı insan.''

    Sosyal Medya Hesaplarım
 Youtube