2 Aralık 2016 Cuma

Ömer Lütfü Mete - Gülce (Ahmet Culum)


Uçurumun kenarındayım Hızır 
Ulu dilber kalesinin burcunda 
Muhteşem belaya nazır 
Topuklarım boşluğun avucunda 
Derin yar adımı çağırır 
Dikildim parmaklarımın ucunda 
Bir gamzelik rüzgâr yetecek 
Ha itti beni, ha itecek 
Uçurumun kenarındayım Hızır 
Civan hazır 
Divan hazır 
Ferman hazır 
Kurban hazır 

Uçurumun kenarındayım Hızır 
Güzelliğin zulme çaldığı sınır 
Başım döner, beynim bulanır 
El etmez 
Gel etmez 
Gülce'm uzaktan dolanır 
Uçurumun kenarındayım Hızır 
Gülce bir davet 
Mecaz değil 
Maraz değil 
Gülce bir afet 
Peri değil 
Huri değil 
Gülce beyaz sihir 
Gülce ölümcül naz 
Buram buram zehir 
Yar yüzünde infaz 

Bir gamzelik rüzgâr yetecek 
Ha itti beni, ha itecek 
Güzelliğin zulme çaldığı sınır 
Uçurumun kenarındayım Hızır 
Ben fakir 
En hakir 
Bin taksir 
Ateşten 
Kalleşten 
Mızrakla gürzden 
Dabbetülarz'dan 
Deccal’dan, yedi düvelden 
Korku nedir bilmeyen ben 
Tir tir titriyorum Gülce’den 
Ödüm patlıyor Gülce’ye bakmaktan 
Nutkum tutuluyor, ürperiyorum 
Saniyeler gözlerimde birer can 
Her saniyede bir can veriyorum 

 Ömer Lütfi Mete / 1981

20 Ekim 2016 Perşembe

Halil Cibran/Arkadaşlık (Ahmet Culum)


Ve bir genç, “Bize arkadaşlığı anlat’’ dedi
Ve o cevap verdi, dedi ki:
“Arkadaşınız, cevap bulmuş ihtiyaçlarınızdır.
O, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır.
O sizin sofranız ve ocağınızın başıdır.
Çünkü ona açlıkla gelirsiniz ve huzur için onu ararsınız.
Arkadaşınız size düşüncelerini açıkladığında,
Ne ‘hayır’dan korkarsınız aklınızdan geçen ne de evet demekten çekinirsiniz.
Ve o sessiz kaldığında, kalbiniz onun kalbinin sesini dinlemekten vazgeçmez;
Çünkü arkadaşlıkta, tüm düşünceler, tüm istekler, tüm beklentiler sessizlikte doğar ve paylaşılır, sakin bir sevinç içinde.
Arkadaşınızdan ayrıldığınızda yas tutmazsınız;
Çünkü onun en sevdiğiniz yanı, yokluğunda daha netlik kazanır, tıpkı bir dağın dağcıya ovadan daha net görünmesi gibi.
Ve arkadaşlığınız da ruhsal derinlik kazanmaktan başka bir amaç olmasın.
Çünkü sadece kendi gizemini açığa vurmaktan başka hiçbir arayışı olmayan sevgi, sevgi değil savrulmuş bir ağdır ve sadece yararsız olan yakalanır.
Ve en iyi yanlarınızı arkadaşınıza sunun.
Eğer sularınızın çekilişini bilecekse arkadaşınız, bırakın taşkınlığını da bilsin.
Çünkü arkadaşınız ne içindir ki onu sadece zaman öldürmek için arayasınız.
Onu daima zamanı yaşamak için arayın.
Çünkü o sizin ihtiyaçlarınızı karşılamak için vardır, boşluklarınızı doldurmak için değil.
Ve arkadaşlığın hoşluğunda kahkahalar atılsın, zevkler paylaşılsın.
Çünkü kalp sabahını bulur ve tazelenir küçük şeylerin şebneminde.

Halil Cibran

Sosyal Medya Hesaplarımız:
Facebook: https://www.facebook.com/aahmetculum
İnstagram: https://www.instagram.com/aahmetculum/

29 Eylül 2016 Perşembe

Azimle Yeniden Merhaba !

Zaman hızla geçip gidiyor. Farkında olmadan bir çok şey kazanıyoruz, aynı zamanda da bir çok şeyi kaybediyoruz. Öyle görünüyor ki kaybettiklerimiz kazandıklarımızdan hep daha çok oluyor. Sürekli değişen ve hızla geçen bu zamanda neler yapıyoruz daha doğrusu neler yapmıyoruz ve neler kaybediyoruz bunu hesapladınız mı hiç? 
Hızla değişen ve dönüşen bir dünyada sizce köşemize çekilip beklemeli miyiz yoksa bu değişim ve dönüşüm içinde doğru olan bir şekilde yerimizi mi almalıyız? Bu sorulara verilecek oldukça farklı cevaplar olacaktır elbette. Kendi fikri mi soracak olursanız artık bekleme zamanı değil, harekete geçme ve elinden geldiğince yapabildiğin her neyse onu en iyi şekilde yapıp, hızla ilerleyen bu zamanı yakalamak zorundayız. Kaybettiklerimizin kıymetini bilerek, kazanmamız gereken şeyleri kazanmak mecburiyetindeyiz. Bu yolda hırslı olmak yerine azimli olmalı ve gayret etmeyi bilmeliyiz. 
Ne diyor Akif o meşhur şiirinde;
Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak,
Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak.
Düştüğümüz yerden kolayca kalkmayı bilmeliyiz, Kaybettiklerimizden sonra umutsuzluğa düşüp hep kaybedeceğimizi düşünmemeliyiz ve en nihayetinde geleceğin hep karanlık ve başarısızlık getireceğini düşünerek gayret etmeyi bırakmamalıyız. Çaba sarf etmeli ve emek harcamalıyız.
Bir dün tek başımıza kalacağımızı bilsek de ve bir gün herkesi ve her şeyi kaybedeceğinizi bilseniz de doğru olan yolda ilerlemekte tereddüt etmeyeceksiniz. 
Kararsızlıkları karara bağlamanın, olumsuzlukları olumlu yöne çevirmenin, başarısızlıkları bırakıp başarıya koşmanın, inançsızlığı bırakıp inanca sarılmanın ve ümitsizliği bırakıp ümide sarılmanın vakti gelmedi mi?
Ey dipdiri meyyit ''iki el bir baş içindir''
Davransana... Eller de senin, başta senindir!

1 Ağustos 2016 Pazartesi

Ahmet Culum - Kitaplardan Alıntılar (Bir Değirmendir Bu Dünya)


“İnsan dostlarıyla konuşmaya daldığı zaman kendini yoklamalı ve sormalı: Neden bahsediyorsunuz, bunların dünyaya ve ahirete bir yararı var mı? O zaman frene basmalı. Hafifçe toslamalı ve neşeli havayı dağıtmak pahasına ve sözü bilerek, isteyerek yararlı bir mecraya akıtmalı. Bir ayet, bir hadis, bir ibret hatırlanmalı ve başkalarına da hatırlatmalı. Ta ki zaman öldürmek yerine zamanı diriltmek, onu en olumlu biçimde kullanmak bir alışkanlık hâline gelsin.”

Cahit Zarifoğlu / Bir Değirmedir Bu Dünya

24 Temmuz 2016 Pazar

Ahmet Culum - Gitmek (Şilan Avcı)


Giderken kızdığımız her şey nasıl da anlamını yitiriyor.
Geriye sadece hüznü kalıyor mazinin.
Avuçlarımızda tuttuğumuz acının tozuyla el sallıyoruz birbirimize.
Havaya karışan seslerimiz, sevinçlerimiz, kederlerimizle yıkanıyor yolculuğumuz.
Sesi hiç dinmiyor kulaklarımızda,
Büyüyüp kalbimizde çağlayan o anne dualarının.
Herkes bir hoşçakal kadar yalnız,
Herkes bir veda kadar kimsesiz duruyor kapısında zamanın.

Avuçlarımızı salladıkça dökülen, acının önünde diz çöküyor ayrılık.
Görüntüleri yavaş yavaş siliniyor arkada kalanların...
Bütün yolculuklar birbirine benziyor;
Birbirine değiyor yaralarımız.
Toprağın ilmiyle kendine sarılan çiçekler gibiyiz.
Rengini kederden alan, boynunu kedere büken.
Dursak da dinmiyor, bileti sonsuz kere kesilmiş yolculuklarımız...

Mp3 olarak indirmek için : https://yadi.sk/d/YbBQWpLJtaytQ

30 Mayıs 2016 Pazartesi

Ahmet Culum - Sen Misin (Laleli-Aksaray)



Yine akşam, yine gurbet, yine başımda efkar 
Ve yine içimde şarkılı sesin. 
Gözlerimde çizgi çizgi duraklar 
Duraklarda hayal- meyal senmisin? 

Senmisin yanyana gezemediğim? 
İnce sitemini sezemediğim 
Sırrını bir türlü çözemediğim 
İçimdeki çetin sual senmisin? 

Bu nasıl yürekten söylenmiş makam? 
Dinlediğim bütün türkülerde gam 
Laleli-Aksaray arasında her akşam 
Dinlediğim tatlı masal senmisin? 

Ne derse aldırma şimdi artık el 
Gel bir akşam yine türkülerle gel! .. 
İstanbul seninle çok daha güzel 
İstanbul'dan güzel hayal senmisin? 

Biliyorum seni türküler yaktı, 
Türkülü gözlerin ıslak ıslaktı. 
Şimdi beni sokak sokak her akşam vakti 
Dolaştıran 'Dişi kartal' senmisin? 

Yine akşam, yine gurbet, yine başımda efkar 
Ve yine içimde şarkılı sesin. 
Gözlerimde çizgi çizgi duraklar 
Duraklarda hayal meyal sen misin?

Yavuz Bülent Bakiler

19 Mart 2016 Cumartesi

Bir Olursak, Engel Oluruz!


Kaç aydır milletimiz ve insanlarımız saldırıya maruz kalıyor, canlarımızı yitiriyoruz. Herkes yiten canlara üzülürken bazılarımız olayın arka planını düşünmeden kendi devletine ve milletine saldırıya geçiyor. Hemen yargılama yoluna gidiyor. Birbirlerine hakaretler yağdırıyor o ona sen şucusun sen bucusun diyerek saldırıyor. Sonra bir de son zamanlarda çıkan troll kelimesini kullanıyorlar birbirlerine. Kenetlenmek bir olmak yerine herkes kendinden olanı savunma davasında. Biri çıkıyor ''ne yapıyor bu MİT'' diye söyleniyor. Öbürü aklınca komik karikatürler çizip ''MİT'e haber verin, patlama oldu'' diyerek espriler yapıyor. Gören de herkesin MİT'in bu zamana kadar yaptıklarından hepsinin haberi olmuş gibi bir bilgelik taslıyorlar. Biliyorum şimdi bunları yazıyorum diye kalkıp kendi bilmez insanlar hakaretler yağdırabilirler. Şimdiden söyleyeyim sizi hiç dikkate almıyorum. Bu ülke ne zaman bir kalkışa hazırlansa bir yerlerde bombalar patlıyor ve bizim halkımız acıları sarmak yerine saldırmayı seçiyor ne yazık ki bu da benim çok zoruma gidiyor. Biz bu vatanın evladıyız millet olma bilincimizi yitirmemeliyiz. Birbirimize kenetlenmeyi öğrenmeliyiz. Devleti savunmak demek iktidarda olan kişileri savunmak demek değildir. Oy vermiş veya vermemiş olabilirsiniz. Burda önemli olan devleti ve milleti bir bütün olarak müdafaa etmek gerektiğini öğrenmeliyiz. Hükümet istifa! demekle herşey bitmez hükümet istifa etse bile yine hiçbir şey değişmez evet isterseniz değişebilir ama o da kendi kabuğuna çekilip söz sahibi olmak istemezseniz gerçekleşir.



Beni soracak olursanız, sen kimsin? diyorsanız. Ben bu vatanı seven O'cu Bu'cu Şu'cu demeden bir millet bilinciyle hareket etmeyi dileyen, bu milletin ve ülkenin çıkarını düşünen herkesin düşüncelerini dinleyen bir kişiye körü körüne bağlanmayan, tapmayan, minnet etmeyen bu ülkenin milli ruhuna sahip bir Türk vatandaşım. 
"Mesele bir millet, bir topluluk olmaktır. Birbirimizi sevmeyen bir ülkeyiz. Herkes herkese düşman, kimse kimseyle konuşmuyor. Herkes herkesten korkuyor, herkes herkese şüpheyle yaklaşıyor...
Parça parça olmuş bir millet halindeyiz. Bugün realite olarak bir Türk Milleti'nden söz edilebilir mi? Millet demek müşterek inanç demektir. Bizim hiçbir müşterek inancımız yok. Kendi şahsiyetimiz yok. Bu itibarla bütün mesele şuurlanmak, bütün meselelere açık olmak, bütün meselelere açık olurken de sırtını bir kaleye dayamak: ŞAHSİYET KALESİNE, TARİH KALESİNE!" diyen Cemil Meriç gibi veya
''Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; 
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez'' diyen Akif gibi aramıza tefrikaların, ayrılıkların girmesine engel olalım. Bizi korkutmaya çalışmak isteyenlere, aramıza husumet koymak isteyenlere, bizi birbirimize düşman etmek isteyenlere karşı duralım. Bir olalım, biz bir olup dik durdukça bu millet ilelebet payidar olacaktır.

9 Mart 2016 Çarşamba

Sessiz Gemi - Ahmet Culum (Yahya Kemal Beyatlı)


Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

YAHYA KEMAL BEYATLI

9 Şubat 2016 Salı

Acılar içinde Lezzet. Aşk

Aşk mükemmeli aramaz. Aşk kalpteki o ufak parıltıyı arar ve onu bulunca başka bir şey istemez. Ve aşkların ortak kaderi değildir ayrılık, ayrılık aşkın derdini çekmek istemeyenlerin bir kaçış yoludur. Zaten onlar aşkın derdinden değil aslında, kendinden kaçtıkları için ayrılığa düşerler. 
Yoksa şair der ki;
Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tâbip 
Kılma dermân kim helâkim zehr-i dermanımdadır.
Yani: "Ey tabib! Aşk derdiyle başım hoş benim; yaramdan el çek sen. Bana derman hazırlama ki senin merhemlerin benim ölümüm sayılır." Çünkü aşk yarası iyileşirse sevgiliden uzaklaşacağını ve onu sonsuza dek kaybedeceğini düşünür. Aşk, acılar içinde lezzet, elemler içinde mutluluk olunca gerçekliğe erişir. Bunun gerçekliğinden kaçanlar da ayrılığa düşerler.


6 Şubat 2016 Cumartesi

Ahmet Culum - Bir Avuç Hüzün Rabbim


Mp3 olarak indirmek için Tıklayın: https://yadi.sk/d/knWHsK0roNdAB

Bir avuç hüzün Rabbim 
Bir damla su kalbim 
Ne vakit düşse elime nefsimin 
Solar masivada güllerim.

Ey şu denizler gibi dalgalanan kalbimi 
Kudreti elinde tutan Rabbim 
Yüzümü kendine çevir 
Senden gayrısını görmeyeyim.

Nurunla yak ki siracım, kor olsun 
Erisin varlığım Sen de, yok olsun. 
Süzülüp aksın gözümden ruhum. 
Bir incidir gözyaşı 
Umman-ı aşkta kaybolsun.

Buyur Rabbim diyeyim 
Bu emanetin. 
Senden aldım Sana getirdim. 
Bu kalple, yalnızca seni sevdim 
Yalnızca Habibini ve Seni sevenleri sevdim.

Beni bana bırakma Allah ım 
Öksüz kalırım yetim olurum 
Yolumu şaşırır helak olurum.

Kalbim, bir avuç hüzün Rabbim 
Senin ellerinde kaderim 
Neden korkmaz pervane yanmaktan 
Bilir çün yaşanmaz, aşk olmadan. 
Bana Kendini sevdir Rabbim 
Gül düşsün kalbime al olsun 
Değişsin rengim nur olsun 
Yüz sürsün pay i Muhammed’e ki, şad olsun 
İrşad olsun.

Yalnız Seni bileyim… Seni dileyim 
Unutsun kendini zaman, mekan 
Ölsemde bilmeyeyim. 
Sussun cümle zan, vehim, istifham 
Sadece Seni dinleyeyim. 
Gönül dil olsun, ah dilhun olsun 
Gözyaşım kelam 
Yalnız Sana, yalnız Seni söyleyeyim.

O ki Sen varsın 
Ve Sen 
Alemlerin Rabbi olan Allah sın 
Senden gayrı neyi bileyimm , neyi dileyim. 
O ki Sen varsın 
Akla ne diyeyim 
Gönle ne.. aşka ne diyeyim. 
Her şey senin için 
Senin adına, Senin aşkına.

Mustafa Kemal SERHATLI

6 Ocak 2016 Çarşamba

Ahmet Culum - Unutursun Deyişine (Nurullah Genç)


unutmak, yıldızların ciğerine saplanan 
bir lâle yaprağına gömmektir sevgiliyi 
unutmak, bir kaktüsün küllerinde ansızın 
alevli bir tapınak eylemektir sevgiyi 
unutmak, semendere zehir sunmaktır, gülüm 
taş dolu yüreklerin lügatinde bulursun 
unutmak, sessizliğe yine kanmaktır, gülüm 
unutulursa şair, sen de unutulursun 

bir dağın bir kuyuya tıhum ektiği yerde 
balığın yüzgecinden irin döktüğü yerde 
kralın, kölelerin emrinde yürüdüğü 
geminin bir köpükte okyanus aradığı 
ay’ın arzı terkedip gökte durduğu ândaa 
serseri bir kurşunun ay’ı vurduğu ânda 
başını ellerinin arasına al ve dur 
işte o lahza gülüm, bu can seni unutur 

unutmak, bir saatin kırılan camlarında 
zamanı çürüterek öldürmektir sevgiyi 
unutmak, bayramlığı giydirilen çocuğun 
aldatılan göğsünde vurmaktır sevgiliyi 
unutmak, bir ülkenin tozlu kaldırımlarında 
taşlara boğdurmaktır yağız atlı yiğidi 
unutmak, susturmaktır yolların ayrımında 
şairlere can veren muhteşem bir ağıdı 
unutmak, koparmaktır çiçekleri dalından 
sisli bir yalnızlığın ekseninde bulursun 
unutmak, ayırmaktır arıları balından 
unutulursa şair, sen de unutulursun

Nurullah Genç